Takdir toplayan hırsızlar

Takdir Toplayan Hırsızlar

Hırsızlık hakkında en çok yazı yazan sihirbaz benim sanırım. Aklımdan zorum mu var acaba?.

Diğer bir kaç yazımda da bu konudan bahsetmiştim. Eli uzun insanlardan bazıları, benim yazılarımı, icat ettiğim oyunları, sahne kareografimi, öz geçmişimi, kendimi tanıtmak için kullandığım yazıları benim ismimi silerek kendi adına kullandılar. Sadece bununla yetinmeyip bazı şahsi eşyalarımı da çaldılar. Hırsızlık sanatı başlıklı yazıma bakarsanız orada detaylar yazıyor.


Televizyonda izlediğimiz pek çok sihirbaz arkadaşın gösterisi benim "hırsızlık" olarak kabul ettiğim kriterlere bire bir uyuyor. Ünlü bir sihirbazın gösterisini fotokopi çeker gibi kopyalıyorlar. Hiç utanmadan bu gösteriyi ben hazırladım diyebiliyorlar. Ünlü "Mona Lisa" portresinin çıktısını alıp "bunu ben yaptım" demekten hiç bir farkı yok bence.Kimisi de Mona Lisa'ya kaş, bıyık eklemiş. Mona Lisa'dan esinlendim diyor.

Neredeyse gösterisi kopyalanmayan ünlü yabancı sihirbaz kalmadı. Kiminin gösterisini baştan sona, konuşmasına, kıyafetine ve müziğine kadar kopyaladılar. Bazen de gösterileri kısım kısım kopyalıyarak bir bütün oluşturdular.Hırsızlık koleksiyonunu kendi şovum diye sundular.

Hani eskiden ünlülerin takldini yapan insanlar olurdu televizyonda. Akşam yayınlanan yarışmalarda çıkarlardı. Davetlilerin arasında taklidi yapılan sanatçılar da olurdu. biz onların taklit olduğunu bilirdik. Seyrettiğimiz program taklit yarışmasıydı. Bu bahsettiğim durum çok daha farklı bişey.

Aslında, bu arkadaşların çoğu da benim tanıdığım insanlar. Telefon açıp yaptığının yanlış olduğunu söylemeyi çok istesemde, beni yanlış anlamalarından korkuyorum. Onları çekemediğimi düşünecekler biliyorum. Yavuz hırsız ev sahibini bastırır misali kendilerini eleştirenleri de yerden yere vuruyorlar. Bu tarz konuşmalarına şahit oldum.

Diğer sihirbaz olmayan kişiler de sihirbaz arkadaşları kıskandığım için eleştirdiğimi düşünebilir. Bunun hem konuyla hemde benim kişilğimle alakası yok, beni tanıyanlar bilir. Burada aleni bir şekilde suç işleniyor. Bir sanat eseri kopyalanıyor. Orjinaldir benim eserimdir diye ortaya sürülüyor. Sihirbazlık değil hırsızlık gösterisi yapılıyor. Birisi de "izlediğim en güzel gösteriydi" diyebiliyor. Hırsızlar da prim yapıyorlar.


Eğer, "hırsızlık" kelimesini bu olay için uygun görmüyorsanız, bir örnek ile anlatayım. Sizin ürettiğiniz bir ürün var. Birisi, sizin izininiz olmadan bu ürünü alıp, kazanç sağlamak amacıyla satıyor. Buna, hırsızlık denmiyor mu?

Senaryo yazanlar, şarkı sözü yazan insanlar benim ne ne demek istediğimi çok iyi anlarlar biliyorum. Onlar da bu tarz hırsızlıklara maruz kalabiliyorlar. En azından onların haklarını arayabilecekleri yasal bir dayanakları var. Aynı şeyi sihirbazlar için söyleyemeyiz.

Bazıları, kendisi gibi başka bir sihirbazı kopyalıyan ve beğeni toplayan diğer sihirbazın yarışmadan elenmesi için sırlarını bir kağıda yazıp jüriye gönderiyor.

Sizde hiç bilgi yokmu? Yetenek yok mu? Kendinize mi güvenmiyorsunuz? Bu mesleğin etik kurallarını bilmiyor musunuz? Aynı şey size yapılsa ne hissedersiniz? Büyük emek harcıyarak hazırladığınız gösterinizi kopyalıyanları tebrik mi edersiniz, kınar mısınız?
 
Bu işe fazla ilgilenmeyenler tanımayabilir ama ben bir kaç tane madurun isimini vermek istiyorum.

Tony Clark - Müzik, söylediği sözler, kareografi
Yigal Mesika - Kareografi
Pen And Teller - kareografi - kıyafet - dekor
Jeff Mc Bride - kareografi
David copperfield - kareografi

Bunlar sadece şuan hiç düşünmeden aklıma gelenler. Televizyonlarda izlemediğim ve unuttuğum pek çok kopya sihirbaz da var.

Kimse beni bu yazı için kınamasın. Özellikle isim vermemeye dikkat ettim ama isteyen üzerine alınıp darılabilir, küsebilir. Beni arayıp rahatsız etmesin yeter. Acaba kim haklı diye düşünsün.

SESSİZ KALMA, SUÇA ORTAK OLMA sözü çok hoş bir söz, öyle değil mi?

Kendinize iyi bakın...
04-01-2014 02:40