Altın Çağ

ALTIN ÇAĞ
Son günlerde gördüğü ilgi bakımından sihirbazlık sanatı altın çağını yaşıyor diyebilirim.

Neredeyse hergün bana sihirbazlık ile ilgili sorular facebooktan yada email ile sorulmaya başlandı. Televizyon programlarına ben sihirbazım diyerek çıkan arkadaşlar sayesinde artık popüler bile hale geldi bu sanat. Güzel bir gelişme.

Çok ilgi görmesine rağmen bu sanat hakkında bilinmeyen şeyler var. İlk öğrenilmesi gereken ve en önemli olan noktaya değinmek istiyorum.

Sihirbazlık bir SANATtır.
Bu işi öğrenmek ve ben sihirbazım diyebilmek için uzun bir eğitim süreci gerekir.Nefes almak, yolda yürümek, sakız çiğnemek gibi birşey değildir sihirbazlık. Tabiki bu işi de herkes yapabilir. Ama sadece bir kaç aksesuar alıp ben sihirbaz oldum demek bir benzetme ile "al satarım, bal satarım" şarkısını söyleyip ben şarkıcı oldum demekle aynı anlama gelir.

Biliyorum, herkes bu işe bir heves ile başlıyor. Benimle görüşüp sihirbaz olmak isteyen insanların sayısı okadar fazla ki. Sadece birşeyler satıp para kazanmak için bu işi yapsam şimdi rahmetli Sabancı'ya rakip olmuştum. Şaka bir yana ilk sordukları soru
"ne kadar zamanda sihirbaz olabilirim?" oluyor.

Bu tamamen size bağlı. İçinizde bu sanata karşı büyük bir iştah olabilir. Yolun başındayken aynı şeyleri bende hissetmiştim. Ama sadece malzeme almak yeterli olmuyor. Çalışmak ta gerekiyor.


Bu "çalışmak" kelimesi insanları korkutuyor. Halbuki sihirbazlık çalışmak bile çok eğlencelidir. Askeri kamplarda ve spor salonlarında yapılan çalışmalar gibi değildir. Defalarca şınav çekip kan ter içinde kalıp kendinizi telef etmezsiniz. Eğer bu çalışmaların eğlencesine kapılırsanız, tek başına yaptığınız zamanlarda bile çok eğlenirsiniz. Süre sınırı da yok, istediğiniz kadar çalışın.

İlk başlarda pek çok şey öğrenip kısa sürede ilerlemek isteği oluşabiliyor insanın içinde. Bu isteğin oluşması gayet normal. Sihirbaz olmak için çok şey bilmek te yeterli değil. Önemli olan bildiklerini uygulayabilmek. Tabiki bu da zaman alıcak. Pişman olmayacağınıza garanti verebilirim.

Hemen bir yemek kitabı alıp içindeki bütün yemek tariflerini ezberleyebilirsiniz. Ama bu sizi bir aşçı yapar mı? Demek istedğim, yemek tariflerini ezbere bilen bir adam "ben aşçıyım" diyebilir mi? Eğer "ben aşçıyım" dese ne kadar doğru olur? Sonuçta, öğrendiklerini sürekli pratik yaparsa kendini çok hızlı geliştirebilir. Sihirbazlıkta da böyle, bildiğiniz şeyler değil, insanlara "güzel sunduğunuz şeyler" sizi aranan adam konumuna yükseltir. Güzel bir sunum yapmak içinde eğitim ve çalışma şarttır.


Kendinize iyi bakın...
21-12-2013  cuma 07:30