Musa Peygamber ve Sihirbazlar

MUSA Peygamber ve SİHİRBAZLAR

Müslüman bir ülkede yaşamaktayız. Kuran'da bahsedilen Musa peygamber ve sihirbazların karşılaşmasını mutlaka Kuran'da okumuşsunuzdur. Okumadıysanız da duymuşsunuzdur. Musa peygamberin hayatı hakkında bir kaç tane film yapılmış. Ben internette bulabildiklerimi izledim.

 Musa Peygamber ve firavunun temsili resmi

Bu konuda ben de araştırmalar yaptım. (Kuran ve pek çok kaynaktan.)

Aslında çok uzun bir konu olan bu olayı, kısaltarak (kendi anladığım şekilde) sadece sihirbazların olduğu bölümü size anlatayım.

Musa peygamber Firavun'a "Ey Firavun! Şüphesiz ki ben Rabbul Alemin (âlemlerin efendisi) tarafından gönderilmiş bir elçiyim. İsrail oğullarını buradan alıp götürmemi istedi. Bırak İsrailoğullarını benimle gelsinler." der.

İsrail oğulları kavimi Mısırdaki iş gücünün çoğunu karşılamaktadır. Bu yüden firavun onları salmak istemez. Musa peygamber ile tartışırlar. Firavun "benden başka Rab kabul edersen seni zindana atarım." Diye tehditler savurur. Musa peygamber de "Sana apaçık delil göstersemde bana inanmaz mısın" der. Firavun "madem delil getirdin göster bakalım" diye cevap verir.

Firavun Musanın Allah'ın elçısi olduğunu ıspatlamak için delilini göstermesini ister.

Musa asasını yere atınca yılana dönüşür. Elini koynuna sokar, elini çıkartınca göz alıcı bir şekilde parladığı görülür.

Musa Peygamber ile ilgili bir filmden kare

Firavun'un yanındakiler bu mucizeleri görünce aynı şeyleri yapan sihirbazların bulunduğunu söyler. Musa peygamber ile sihirbazları karşı karşıya getirip Musa'yı halkın önünde rezil etmeye karar verirler.  Bir tarih belirleyip Musa peygamber ile sihirbazları müsabaka yaptırmak isterler.

Gün olarak Mısırlıların Süs Bayramı olan gün kararlaştırılır. Mısırın her yerine haberciler salınarak Mısırın en iyi sihirbazları çağrılır. Bu esnada Musa peygamber

kaçıp uzaklaşmasın diye kardeşi "Harun" ile birlikte rehin tutulmaktadır. Süs bayramı geldiğinde Mısırın en iyi sihirbazları ile sarayın önünde karşı karşıya gelirler. Mısır halkına duyuru yapılmıştır. Halk bu olayı izlemek için oraya gelmiştir. İnsanlarda "hangi sihirbazlar galip gelirse onlara uyarız" düşüncesi hakimdir.

Sihirbazlarda Bu fırsattan istifade ederek Firavuna sorarlar:
"Galip gelirsek bize mükâfat var değil mi?"
"Evet" der (Firavun), "Üstelik o zaman benim yakınlarımdan olacaksınız."

Sihirbazlar: "Ey Musa! Önce sen mi hünerini ortaya koyacaksın, yoksa biz mi?"
Musa: "Önce siz delillerinizi atın" der. Sihirbazlar öyle gösteriler yaparki orada izleyen tüm insanlar hayretler içinde kalır. Sihirbazların yere attıkları asalar ve ipler koşarcasına hareket eden yılan gibi görünmektedir. Herkesi etkilemişlerdir.

 Musa Peygamber, sihirbazlar ve firavunun temsili resmi

Kuran'da bahsedildiğine göre Musa peygamber de bu gördüklerinden çok etkilenmiş, içine kuşku düşmüş, yenileceğini düşünmüştür.(Taha suresi 67)

Sıra Musa'ya gelince elindeki asayı yere atar ve asa dev bir yılana dönüşür. Sihirbazların yaptığı herşeyi yutar. Musa peygamber yılana dokununca yılan tekrar asa haline döner.

Bu olaydan sonra tüm sihirbazlar Musanın bir mucize gösterdiğini anlar. Hemen secdeye kapanıp "Biz Alemlerin Rabbine inandık" derler.

Çünkü Musa peygamberin yaptığı bir mucizedir... Sihirbazlar bunu hemen anlayıp iman etmişlerdir. Tabiki sihirbazlar inanınca onları izleyen halkın çoğu da Musa peygambere inanmıştır.

Firavunda tüm gerçeği anlamıştır artık. Ama umduğunu bulamamıştır. Bir yandan da tahtını kaybetme korkusu ile bu mucizeden etkilenip Musa peygambere inanan halkı tekrar kendi tarafına çekmeye çalışır. Sihirbazlara söyle seslenir:

"Ben size izin vermeden iman ettiniz ha!"
"Şüphesiz bu bir hiledir, siz bu gösteriyi önceden planlamışsınız, yerli halkı kendinize inandırmak istiyorsunuz" der ve Musa'nın oradaki sihirbazların hocası olduğunu idda eder.

"Ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, sonra da bilin ki, sizi astıracağım." şeklinde tehditler savurur.

Sihirbazlar durumun farkına varır ve Firavun'un bu sözlerine şöyle karşılık verir:
"Senin bize kızman Allah'a iman etmemizden dolayıdır. Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve canımızı müslüman olarak al." derler.

Sihirbazlık tarihini araştırınca anlıyoruz ki;
Aslında buradaki sihirbazların her biri fizik, kimya, geometri gibi ilimlerin bilgisine sahip olan kişilerdir. Halktan gizledikleri bu bilgilerle bazı gösteriler hazırlayıp bunları doğa üstü bir güç olarak sergiliyorlar. Bu sayede toplum içerisindeki konumlarını koruyorlar, kendilerini üstün yetenekli kişiler olarak gösteriyorar. Musa peygamberin yaptığının bir mucize olduğunu görünce de içlerinde Alemlerin Efendisinin (Rabbul Alemin) varlığı hakkında hiçbir şüphe kalmıyor. Ve iman ediyorlar. Fakat Halkın bir kısmı firavunun sözlerine inanıp Musa peygamberin de sihirbaz olduğunu, bu yapılanın danınşıklı dövüş oldğunu kabul ediyor.


Tabiki bu olay aslında bu kadar kısa ve basit değildir.
Acaba daha başka neler olmuştur?
Eğer bir gün zaman makinesi icat edilirse geçmişe gider bu olayı canlı olarak izleriz.
Böylece kafamızdaki tüm soru işaretleri kaybolur.

NOTLAR:
--Halk arasında Musa'dan "sihirbaz" olarak bahsedilmesi Kuran'da şu ayetlerde haber

verilir:
Ve onlar dediler ki: "Ey büyücü, sende olan ahdi (sana verdiği  sözü) adına bizim için

Rabbine dua et; gerçekten biz hidayete gelmiş olacağız." (Zuhruf Suresi, 49)

--İşte bu yüzden Firavun zamanından kalma yazılarda, Musa peygamber'den "sihirbaz" olarak bahsedilmektedir. (Söz konusu tarihi eserler İngiltere'de British Museum'dadır.)

--Onlar: "Bizi büyülemek için mucize (ayet) olarak her ne getirirsen getir, yine de biz sana inanacak değiliz" dediler. (Araf Suresi, 132)

Dip notlar:
--Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat'ta asayı Musa'nın kardeşi Harun'un yere attığı yazar.

--Araştırma yaptığım bazı kaynaklarda sihirbazların Musa karşısında pek çok hünerini sergiledikleri yazar. Ama ne tür numaralar yaptıklarından açıkça bahsedilmiyor.

--Bazı kaynaklarda asanın yılana / bazılarında ejdarhaya dönştüğü yazmaktadır.

Arapçada sihirbaz kelimesi
Kuran ayetleri bağlamında araştırma yaptığım sihirbaz kelimesinin birden çok anlama sahip olduğunu anladım.

1-Normal anlamda bizim bildiğimiz el çabukluğu ile gösteriler yapan kişiler.
2-Sahip oldukları ilim ile insanları yanıltıp Allah yolundan saptırmaya çalışan ve bu sayede firavuni sistemleri ayakta tutmaya çalışan kişiler


Benden şimdilik bu kadar.

Kendinize iyi bakın...

23-05-2013 saat:02:35