Ya sen beni Ya ben seni

Ya ben seni, ya sen beni.

Bizim evde kalorifer yok. Yinede "kalorifer böcekleri" cirit atıyor.. Bu bir paradox mudur? Böcekler evdeki sobayı kalorifer mi zannetmektedir? Haziran ayındayız. Sobayı kaldırdık. Acaba evde kalorifer mi arıyorlar? Yoksa yaz tatiline mi geldiler. Bizim eve girmek için kimden izin aldılar?

Dün gece su içmek için yatağımdan kalktım. Bir tanesini mutfakta bardakların arasında dolanırken gördüm. Öldürmeye çalıştım. Haklı olarak hayatını kurtarmak için kaçtı. Nereye kaçtığını göremedim. O kadar hızlı hareket ediyorlar ki gözle takip etmek bile zor. Sonra bir baktım 2 tanesi duvarda yan yana durmuş.

Korkutup kaçırmamak için yavaş yavaş yanlarına yaklaştım. Antenleri ile birbirlerinin yanaklarına dokunuyorlardı. Sanki parkta buluşan 2 sevgili gibi.

Bu manzarayı görünce zoruma gitti. Ben bu yaşa geldim yalnız yaşıyorum. Allah'ın kalorifer böceği manita yapmış. Benim gözümün önünde yiyişiyor...

Buz dolabının üzerindeki gazeteyi kullanarak hayatlarına son vermek istedim. Gazeteyi uygun şekilde kıvırıp, böceklerin bulunduğu noktaya hızlıca vurdum. Bir tanesi tam gazetenin altında kaldı. Diğeri ise olduğu yerden havanıp uçmaya başladı. Pencereden dışarı kaçtı.

Duvarda pestile dönmüş böceğin cesedini kazırken fark ettim ki diğer kaçan böceğinde bacağı kopmuş, duvara yapışmış. Gazete ile vuruş yaparken hedefte sapma olmuş. Uyku sersemi olduğum için iyi nişan alamamışım.

Pencereyi kapatmak için giderken şu kaçan böcek hızla uçarak içeri girdi. Kafamın etrafında birkaç tur attı. Gazeteyi havada savurdum. Çok çevik hamlelerle kaçtı. Fırının önüne konup bana doğru döndü.

Böcek bana bakıyordu. Kanatları titriyordu. Sanırım çok sinirliydi. Ölen sevgilisinin ve kopan bacağının intikamını almaya gelmiş olmalıydı. "Ya sen beni, ya ben seni..." diyordu adeta.

Her ne olursa olsun haklı olan bendim. O izinsiz benim evime girmişti, yanına manitasını alıp benim karşımda hava atıyordu. Belkide masanın üzerinde duran bisküvilerden de yemişti sevgilisiyle. "Bak sevgilim bu bisküviler senin için" demiştir "benim malımla artistlik yapmıştır" diye düşündüm ve sinirim daha arttı.

"Gel lan buraya" diyerek üzerine yürüdüm. Hemen fırının altına saklandı. Artık onu öldürmeliydim. Delirtti beni, çok sinirlendirdi. Elimdeki gazeteyi yere bırakıp fırını kenara çektim. Sakin olmalıydım. Çünkü hızlı hareket edince benden kaçıyordu.

Sanırım burası (fırının altı) onların merkez üssüydü. Tüm kalorifer böceği aşireti orada toplanmış. Fırının altından çıkarak sağa sola koşuşturumaya başladılar. Aklıma çekmecedeki böcek ilacı geldi. Hemen kaptım böcek ilacını ve hepsinin üzerine sıktım. Sinirim yatışınca ölen böceklerin bacaklarına baktım. Hepsinin bacakları tamdı. Bir şekilde kalabalığa karışıp gözümden kaçmış omalıydı.

Aramızdaki hesaplaşma henüz bitmedi. Biliyorumki birgün tekrar karşıma çıkacak. İşte o zaman "ya ben onu, ya o beni".....

Kendinize iyi bakın....
13-06-2013 saat:04:20